9 Aralık 2016 Cuma

BELGESEL ÇALIŞMASI

    
hatay antakya gorseller ile ilgili görsel sonucu
HATAY ANTAKYA
Bir Antakyalı olarak böyle bir çalışma yaparken kendi memleketimden başlamak istedim.Eğer Türkiye`yi tanımak veya tanıtmak istersem burdan başlamak daha mantıklı geliyor.çünkü Antakya gerek doğal yapısı gerekse kültürel yapısıyla birçok unsuru içinde barındırıyor.Ve bize birçok malzeme sunuyor gibi.



    Antakya`nın doğal görünümüne bakacak olursak;Hatay`ın iki büyük ilçesinden biridir.ayrıca hatay`ın büyükşehir olmadan önceki merkezidir.Ortasından Asi Nehri geçmektedir.Kuruluş tarihine baktığımızda çok eskilere dayanır.Birçok medeniyet görmüş birçok istila yaşamış köklü bir şehirdir.Osmanlı bu toprakları kaybettikten sonra Fransa`nın kontrolündeki Suriye toprağı olmuştur.Cumhuriyet döneminde Türkiye`nin baskıları sonucu bağımsız bir cumhuriyet olmuş ve bir sene sonrada vatan toprağına yeniden dönmüşlerdir.



    Coğrafi özelliklerine bakacak olursak:hatayın yüzölçüm olarak ikinci büyük kentidir.Akdeniz iklim bölgesindedir.Kuzeyinde Amonos (Nur) Dağı,güneyinde Kel Dağı bulunur.Amik ovası zirai potansiyeli çok yüksek olup kalın bir alüvyal tabakayla kaplıdır.Ayrıca bu ova ilin en büyük düzlüğünü oluşturur.tepelerin zirvelerine tırmanarak şehri çepeçevre saran sur kalıntıları ve kalesiyle şehrin adeta simgesi olan  ve eteklerinde Antakya`nın kurulu olduğu Habib Neccar dağları kenti güneybatı-kuzeydoğu istikametinde sınırlayan bir dizi tepelerin oluşturduğu doğal bir engeldir.Habib Neccar`ın kuzeybatı yamaçları genç fayların dik basamaklar oluşturduğu parçalanmış,arızalı yüzeyler oluşturmuş durumdadır.Akdeniz iklim tipi egemendir.Yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı geçer.Akdeniz iklim etkisiyle bitki örtüsü makidir.ladin,Sedir  kayın ağaçları da görülür.Suriye`den ülemize dökülen ve ayrıca ters akan bir nehirdir.şehrin tam ortasından geçmektedir.yaklaşık 2 km uzunluğundadır.amik gölünü kurutma projesinde roma döneminden beri ayakta olan asma köprü dönemin belediye başkanı tarafından hunharca yıkılarak yerine bugünkü betonarme köprü yapılmıştır
.


    Kültürel açıdan bakıcak olursak:ülkemizin kozmopolit kentlerinden birisidir.Çok uzun seneler farklı dil,din ve ırka ev sahipliği yapmış ve uzun süre bir arada hoşgörüyle yaşamış bu şehir UNESCO tarafından barış kenti adayı olmuş ve ikinci kent seçilmiştir.Çok kültürlü yapısını tarih boyunca korumuş olup aynı dine mensup birçok dini cemeat bulunmaktadır.Süryaniler protestanlar ortodokslar rumlar gürcüler araplar vs gibi birçok topluluk barındırmaktadır.Hristiyanlık isminin verildiği ilk yer olan St. Pierre kilisesi hıristiyanlığın en önemli kiliselerindendir.Hıristiyanlarca hac yeri kabul edilmektedir ve her 29 haziran günü gelip ayinler düzenlemektedirler.Tarihi ve turistik mekanlar açısından da zengin olan şehir de dünyanın ikinci büyük mozaik müzesi olan Hatay Arkeoloji Müzesi bulunmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder