9 Aralık 2016 Cuma
BELGESEL SENARYOSU
Coğrafya, ders içerikleri bakımından ezbere dayalı ve bir miktar sıkıcı bir ders olabilir. Ama düşünceli ve yaratıcı bir öğretmenin öğrencileri için öyle değildir. Mesela benim öğrencilerim coğrafyayı ve tabiki Türkiye`yi severek ve de sıkılmadan öğrenecekler. Bunu ilk önce özellikle küçük çocuklara has olan merak duygusu daha sonra yine onlara has görme, dokunma istekleriyle çözebileceğimi düşünüyorum. Kafamdaki şeye gelecek olursak; ilk derste öğrencilerimin dağıttığım kağıtlara Türkiye de merak ettikleri yerleri televizyondan görüp beğendikleri, yakınlarından duyup hayran oldukları yerleri yazmalarını isteyeceğim. Onlarda hayal güçlerinin yardımıyla bana istediğim cevapları, birbirinden farklı yerleri anlatıp, gitmek istedikleri şehri belirleyecekler. Bizde o şehirleri bir plan çerçevesinde aylara dağıtıp iki hafta veya üç haftada bir olmak koşuluyla plan dahilinde Türkiye`nin bir ucundan diğer bir ucuna uzanan listede onlarla bir seneyi kapsayacak türler düzenleyeceğiz. Bu türlerde yine dersimizi işleyip onlara bilgileri vereceğiz. Tek farkı sınıfta bilgisayardan açıp kuru kuru göstermek yerine çiçeğiyle böceğiyle, dağıyla taşıyla, kanlı canlı önlerinde görecekler. Dokunarak, soru sorup öğrenecekler. Bu hep onların görme, görüp merak etme, soru sorma, düşünme ve tabiki öğrenme seviyelerini hem güçlendirecek hem aktiviteyle sıkılmadan ders dinleyecek, hem gezecek hemde tanıyacaklardır. Tabi ki kişisel gelişimlerine de katkı sağlayacağını düşünüyorum :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder